Son dakika… Gözler bugüne çevrilmişti: Ekrem İmamoğlu’nun merakla beklenen açıklaması başladı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) başlayan ‘değişim’ tartışmaları sürüyor.

Partideki ‘değişim’ çağrısını yapan ilk isim İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun nasıl bir yol izleyeceği de merak konusu olmaya devam ediyor.

4 Temmuz günü “iktidaricindegisim.org” internet sitesi açarak yurttaşların görüş ve önerilerini toplayan İmamoğlu’nun değişim sürecine ilişkin açıklama yapması bekleniyordu.

YOL HARİTASINI AÇIKLAYACAK

Son olarak İmamoğlu’nun 15 Ağustos Salı günü saat 12.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyeceği duyurulmuştu. Basın mensuplarına gönderilen davette basın açıklamasının konusu belirtilmemişti.

Bugün yol haritasını açıklaması beklenen İmamoğlu’nun CHP genel başkanlığı yerine İstanbul’dan yeniden belediye başkanlığı için aday olacağı belirtiliyor. İmamoğlu’nun ayrıca  “CHP’de genel başkan dahil köklü değişim” çağrısı yapacağı da ileri sürülüyor.

MERAKLA BEKLENEN AÇIKLAMA BAŞLADI

İBB Başkanı İmamoğlu’nun siyaset kulislerini hareketlendiren açıklaması, saat 12.00 itibarıyla Haliç Kongre Merkezi’nde başladı.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

* Seçim sonrasında sadece temmuz ayında 30 yılın en yüksek aylık enflasyonunu yaşattılar. Net ifade etmemiz gerekir ki iktidar enflasyon canavarıyla mücadele edemiyor. Bu enflasyon canavarını da iktidar yarattı. Seçim sonrası iktidar motorine yüzde 105 zam yaptı.

* Hükümet yetkilileri vatandaşı sık sık tasarrufa davet ederken iki kamu bankasının yıllık reklam harcaması 2 milyar lira. Tasarruf sadece vatandaştan mı istenir? Hayır. Bu kadar verginin toplandığı bir coğrafyada açlık, yokluk ve yoksulluk olmamalıdır. Şayet oluyorsa orada çok büyük bir israf, adaletsizlik ve paylaşım sorunu vardır. İktidarın ekonomik tercihlerinin sonunda toplumun en zengin yüzde 20’lik kısmı toplam gelirde aldığı payın arttığını görüyoruz. Bu yıl bu payın yüzde 48’e ulaştığını tespit ediyoruz. 

* Buna karşın en yoksul yüzde 20’nin aldığı pay ise yüzde 6’ya gerilemiş durumda. Zengin ile yoksul arasındaki fark 8 katına çıkmış durumda. Özetle bu iktidar zenginin cebini tıka basa doldururken halkımızı açlığa mahkum etmeye devam ediyor. Geçen dört yılda İBB iktidarın baskılarına karşı en üst seviyede direncin simgesi oldu. Saraçhane hukuksuz seçim iptaline ve içi boş ahmak davasına karşı güçlü demokrasi meydanına dönüştü. Biz yılmadan ve asla vazgeçmeden yüksek iradeyle çalışmaya devam ettik. İstanbullulara hizmet ettik.

“İSTANBUL’U KAZANAN TÜRKİYE’Yİ KAZANIR, BU SÖZÜ ÖNEMSİYORUM”

* Şunu açıkça ifade etmeliyimki mayıs seçimlerinden sonra iktidarın muhalefeti topyekun tasfiye çalışmalarına en güçlü karşı duruş başta İBB olmak üzere ülkemizin metropollerinde gerçekleşecek. 31 Mart 2024 mahalli seçimlerinde tüm vatandaşlarımızı demokrasimizi yeniden yeşertmek için şehirlerimize sahip çıkmak için beraber yol yürümeye davet ediyorum.

* İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır. Ben bu sözü çok önemsiyorum. Yerel seçimlerde İstanbul’u kazanmak büyük siyasi başarıdır. İstanbul’u kazanan belediye başkanı dünyanın en önemli şehrine hizmet etme onuruna ulaşır. O kişi milletin takdirini kazanırsa bu başarı onu ulusal ve uluslararası siyasette önemli yere ulaştırır. Ben İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır sözünü seçim galibiyeti olarak algılamıyorum sadece.

* Türkiyemizde gerçek toplumsal barış ancak Cumhuriyetimizin asli amacını yani yurttaşların hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkelerinin şehirlerinin, sularının dağlarının tarihi mirasının eşit hissedarı olduğu zaman gerçekleşecek. İstanbul’un sorunlarını çözmek Türkiye’nin sorunlarını çözmektir. Kuşkusuz İstanbul uzun süre ihmal edilmiş, devasa sorunlarla iç içe bir şehirdir. Şehrimizde tahammülü imkansız hale gelen bir nüfus yoğunlaşması vardır. Özellikle iktidarın teşvik ettiği sığınmacı ve mülteci akını, güvenlikten konut krizine kadar kentimizi boğmaktadır. Resmen insanlarımız bundan en derin haliyle yüksek bir şikayet içindedir.

* Hayat pahalılığı toplumsal düzeni tehdit eder hale geldi. Vatandaşın yoksulluğu hızlandı ve derinleşti. İşte tüm bunlardan dolayıdır ki Mayıs 2024’te yapılacak yerel seçimler tam da bu fütursuzluğa dur deme seçimi olacaktır. İstanbul’un bu devasa sorunlarını çözmek, aynı zamanda Türkiye’nin sorunlarının nasıl çözüleceğinin de sınav yeridir. Tam da bu nedenle benim anladığım şekliyle ‘İstanbul’u kazanmak Türkiye’yi kazanmak’tır. İstanbul ve Türkiye’nin kaderi mühürlüdür. Ben de kendimi İstanbul ile mühürlü kabul ediyorum.

AYRINTILAR GELECEK…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx