Migros işçileri direnişte kararlı

Migros depo işçileri pazartesi günü yeni eylem programını duyuracak. DGD-Sen Başkanı Murat Bostancı “Kapanmada işçi işe gitti ama sokağa çıkması yasaklandı. Pazartesi eylemlerimiz tekrar başlayacak” dedi.

Migros işçileri direnişte kararlı

Emek Servisi

Kocaeli Çayırova’da sendikalı oldukları için önce ücretsiz izne çıkarılan ardından işe iade talebiyle direnirken Kod-29 ile işten atılan Migros depo işçileri pazartesi günü eylemlerine tekrar başlayacak. Ekonomik sorunlarla boğuşurken bir de tazminatları alıkonan işçiler sendikalı bir şekilde işlerine geri dönmek istiyor. Biz de Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) Genel Başkanı Murat Bostancı ve işten atılan bir Migros işçisiyle konuştuk. Bostancı “İşçiler Kod-29’la ekonomik ve psikolojik yıkıma uğratılıyor. Bu zulme karşı direnişimiz arkadaşlarımızla birlikte belirleyeceğimiz eylem programıyla devam edecek” dedi. İşten atılan işçi ise “Bayram buruk geçiyor. Evde durmak da manevi olarak yıkıyor bizi. İş bulmak için birçok yere başvuru yaptım. Ama Kod-29 önüme engel olarak çıktı” şeklinde konuştu.

KOD-29 İŞÇİNİN HAYATINA DOĞRUDAN MÜDAHALE

Kod-29’un işçinin hayatına doğrudan müdahale olduğunu aktaran Bostancı şöyle konuştu: “Arkadaşlarımız iş bulamadılar. Bunun dışında Kod-29’un etkisi devam ediyor. Bir taraftan iş başvuruları yapıyorlar. Tam kapanmadan önce bazı işyerlerine görüşmeye giden arkadaşlarımız oldu. Whatsap’tan ya da online iş görüşmeleri yapan arkadaşlar oldu. Ama ciddi olarak Kod-29 engel oluyor birçok iş yerinde. İşçi suçsuz olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Mahkeme süreci 2-3 yıl devam ederken işçi bu lekeyle iş bulmaya çalışıyor, gelirsiz kalıyor, psikolojik çöküntü yaşıyor, onun çevresiyle kurduğu ilişkiye kadar etkiliyor bu durum. İşçi herhangi suç teşkil eden bir şey yapmamış ama işçi hem açlıkla hem kendi ailesi içinde sorunların içerisine itiliyor. İşçiler cinnet geçirebiliyor, intihar edebiliyor.”

Depo ve benzeri işyerlerine başvuruların yapıldığını aktaran Bostancı “Arkadaşlarımız yine depo ya da fabrika türü yerlere başvuruyorlar. Şu anda işsizlik maaşı da alamıyorlar. Tek kuruş gelirleri yok. Bunun için asgari ücretin altında mı veriyor, vardiyalı mı değil mi ilgilenmeden tüm işlere bakıyorlar. Ancak buradaki en büyük engel Kod-29. Bundan dolayı da arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu iş bulamadılar” şeklinde konuştu.

DAYANIŞMALAR GÜZEL AMA SORUN ÇÖZÜLMEDİ

İşçilerin ciddi ekonomik sorunlar yaşadığına değinen Bostancı işçilerin derneklerden, sendikalardan, sol sosyalist partilerden yapılan dayanışmalarla hayatlarına devam ettiklerini belirtti. Dayanışmaların çok önemli olduğu ama sorunu ortadan kaldırmadığını aktaran Bostancı şunları söyledi: “Çoluğu çocuğu olan, faturalarını ödeyemeyen, kredi borcu olan arkadaşlarımız var. Tabi sendikalar, sosyalist partiler, dernekler tarafından yapılan destekler var. Alışveriş çekleri, gıda kolileri gibi ancak bu bir yere kadar böyle devam eder. Dayanışmalar oluyor. Direniş alanına gelinemese bile faturaları ödeyenler oluyor. Hem yurt içinde hem de yurt dışından arayanlar çok oldu. Ancak sorunlar çözülmüş değil. Kod-29’un ortadan kaldırılması, arkadaşlarının işlerine iade edilmesi, kayıplarının karşılanması gerekiyor.”

İŞÇİ İŞE GİDİYOR AMA SOKAĞA ÇIKAMIYOR

Bakanlıklar tarafından çıkarılan genelgelerde işçilere yönelik olumlu adımlar atılmadığını hatırlatan Bostancı şu değerlendirmede bulundu: “Şimdi işçi işe gidiyor ama sokağa çıkamıyor. İktidar kendisi sokağa çıkıyor ama işçi bunu yaptığında suç oluyor. Maalesef bu bayram Migros depo işçileri ve Kod-29’la işten atılan işçiler için zindan oldu. Burada biz her ne kadar bu sisteme karşı mücadele etsek de bir taraftan burada patronların sermayenin durumu ortada. Burada muhalefetin, sendikaların, konfederasyonların da desteği gerekiyor.”

KORKMUYORUZ HAKKIMIZI BIRAKAMAYIZ

Bostancı, haklarını talep etmek için yaptıkları birçok eylemde gözaltına alınmalarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “Biz eylem yapıp hakkımızı istediğimiz zaman gözaltına alınıyoruz. Bizim diyalog yollarımız açık, kim çağırdı da gitmedik zaten kendimiz de görüşmek istiyoruz ama gözaltına alınıyoruz. Şimdi gözaltına alındığımız için bize eleştiriler geliyor. Sanki özellikle gözaltına alınıp gündem olmaya çalışıyormuşuz gibi. Bizim durumumuz şu: Haksızlığa uğrayan arkadaşlarımız var, tazminatlarını alamamışlar, Kod-29’la işten atılmışlar, iş bulamıyorlar. Nerede hakkımızı isteyeceğiz şirketin önünde eylem yapacağız, patronun evinin önünde eylem yapacağız, meydan da eylem yapacağız. Ama bizim hakkımız dahi elimizden alınmak isteniyor. Gözaltına alınıyoruz diye bu hakkımızı teslim edemeyiz. Bizim diyalog yollarımız açık. Gözaltına alacaklarına oturup bir uzlaşı sağlayalım.”

Bostancı son olarak şunları söyledi: “Pazartesi günü yeni bir mücadele programı çıkaracağız. İşçi arkadaşlarımızın somut koşullarını da göz önünde bulundurarak yine işçi arkadaşlarımızla birlikte yeni kararlar alacağız. Belki kasa kilitleme eylemleri gibi yeni eylemler yaparız belki de işyeri ya da şirket genel merkezi önünde basın açıklamaları yaparız. İşçi arkadaşlarımızla kurduğumuz komisyonda buna karar vereceğiz.”

KOD-29 YENİ BİR İŞ BULMAMA ENGEL OLUYOR

Bir Migros işçisi ise iş arayışında olduğu için ismini vermek istemedi. “Kod-29 önüme hep engel olarak çıkıyor. Bir de konuşan, karşı çıkan işçi hiç istenmiyor” diyen işçiye isminin kullanmaması sözünü verdik. İşçi işten atılma sürecini şöyle anlattı: “İnsanlarla alay ediliyordu. Çalışma koşullarımızda birçok tehlike atlattık. İş ağır, koliler ağır. İnsanın üstüne düşebilir ama önlem yok. Vardiya amirleri köle gibi davranıyordu. Depoda hijyen yoktu. Biz de sendikaya gittik. İstediğimiz şey iş güvenliğimiz olsun, hakarete uğramayalım bir de işimizin karşılığını alalım.”

KİMSE KİMSENİN KÖLESİ DEĞİLDİR

İşçi son olarak şunları söyledi: “Kimsenin ekonomisi iyi değil. Biz çalışmak istiyoruz. Gidelim bileğimizin hakkıyla bir iş tutalım. Ama bunu bildikleri için de sömürüyorlar zaten işçiyi. İşçi çalışır zaten. Herkesin emeğinin karşılığını versinler. Herkesi 9 ayda geliyor bu dünyaya. Patronlar da işçiler de. Kimse kimsenin kölesi değil.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir