Her kriz bir fırsat doğurur ama kimin için?

author

YALÇIN KARATEPE

2021.05.28 04:00

Ülkenin ana gündemi Sedat Peker videoları ile belirleniyor. Mafya-siyaset ilişkisin ortaya konulduğu bu videolar, bunlara karşın iktidardan gelen açıklamalar ilgi ile izleniyor. Bu konuda elinizde tuttuğunuz gazetede de güzel analizler ve yorumlar okuyorsunuz. Ben de bu konularda yazsam diye düşünüp duruyordum. Ama sonra bu köşenin ana temasının ekonomi olduğunu hatırlayıp vaz geçiyordum. Ta ki düne kadar! Şimdi bana da imkân doğdu. Üstelik en az videolar kadar popüler olan bir konu ile bu fırsat çıktı: SedatPeker Coin.

Hızlı zengin olma hayali anlaşılabilir bir şey. Niye olmayasınız ki? Zengin olanlar sizden daha mı akıllı? Değil. O zaman haydi siz de başlayın zengin olmaya. Ama nasıl? Parayı bankaya yatırsanız %17-%18 faiz alırsınız. Altın alsanız? O, çok uzun iş. Ne kaldı geriye? Evet kripto paralar. Zaten bu paralardan zengin olanların haberlerini okuyorsunuz. Genelde hikâye böyle başlar. Siz neden kendi hikâyenizi yazmayasınız?

Zar zor kazandığınız parayı bir an önce çoğaltmak için yapılacak işler sınırlıdır. Bu aralar en popüler yöntem “kripto paralar.” Falanca “coin” birkaç günde 10 katına çıkmış, hem de dolar cinsinden. Eğer o yükselişleri kaçırdıysanız merak etmeyin. Yeni bir “coin” dün piyasaya çıktı, ona girebilirsiniz: SedatPeker coin. Şaka değil, gerçekten böyle bir kripto para “yapmışlar.” Son yirmi dört saate 250 bin doların üzerinde işlem görmüş. Fiyatı bir günde %29.000(yüzde 29 bin) artmış ve piyasa değeri bu yazının yazıldığı saatlerde 440 bin doları aşmış. Diğer bir ifade ile 1 dolarınız bir günde 29 bin dolar olabilirdi. 10 dolar yatırmış olsaydınız 290 bin dolar. Bugünkü kurdan 84 liranız bir günde yaklaşık 2,5 milyon liraya ulaşmış olacaktı. Bu oranda bir “getiri” uyuşturucu işinde bile yoktur. Bu paranın adını aldığı şahsın “iştigal alanında” da yoktur böyle bir “kazanç.”

Ama gördüğünüz gibi kriptolarda var. Aslında bu örnek kripto para piyasasının ne olduğunu açıkça gösteriyor: ödemelerde kullanılamasa bile daha yüksek fiyata alıcının bulunma olasılığının olduğu yer. Peki, o “daha yüksek fiyatı” ödemesi beklenen kim? Evet, siz anladınız onu: sizsiniz. Eğer sizden öncekilerin verdiğinden daha yüksek bir fiyat öderseniz, öncekiler kazanmış olacak. Bu kesin. Peki, siz nasıl kazanacaksınız? Sizin ödediğinizden daha yüksek bir fiyat ödemeye hazır olan birilerini bulduğunuz zaman. Bulabilir misiniz? Belki.

Thodex vb olayların daha birkaç hafta önce yaşanmış olmasına rağmen, televizyonlarda çoğalan reklamlar da bize gösteriyor ki bu “piyasaya” ilgi Türkiye’de artmaya devam ediyor. Ülkemizde beş milyona yakın kişinin işlem yaptığı bir piyasa olduğunu düşünürsek, bu sayının hızla artması şaşırtıcı olmayacak. Ama naçizane önerim bu işlere bulaşmamanız yönünde.

Popüler olan Bitcoin, Ethereum, Doge gibi kripto paralarda bile fiyat hareketlerinin ne kadar hızlı olduğunu izliyoruz. 60 bin dolardan 32 bin dolara birkaç gün içinde indiğini görüyoruz. Bu kadar yüksek “oynaklığa” sahip olan varlıkların, bırakın ödeme aracı olmasını, bir yatırım aracı bile olma özelliği yoktur.

Unutmayın, olacakları tahmin etme konusunda yetenekleri sınırlı olan “piyasacıların” en mahir olduğu konu, olmuş bir olayın gerekçesini ikna edici bir şekilde ortaya koyabilmeleridir. Coinler düşüyorsa buna Çin’in, ABD’nin veya diğer ülkelerde bu konuda yapılan düzenlemelerin ve alınan kararların etkisi gerekçe olarak gösterilir. Ya da, bu paraları üretmek için çok fazla elektrik kullanılıyormuş da bu nedenle bu piyasanın “büyük oyuncuları” bunlara şüphe ile yaklaşmaya başlamışlar filan.

Unutmayın, hikâyesi bol olan “fırsatların,” yol açtığı hayal kırıklıkları da yüksek olur.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir