Daikin’den “Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar” yönetmeliği için yeni hibrit sistem

Daikin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte kazan ile ısı pompasının birlikte çalıştığı verimli ve yönetmeliğin ihtiyaçlarını karşılayan bir sistem geliştirdi.

Şirket açıklamasına göre, söz konusu yönetmelik, normal binalara göre enerji verimliliği daha fazla olan ve kullandığı enerjinin belirli bir kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarından temin eden “Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB)” konseptine geçişi aşamalı olarak zorunlu hale getiriyor.

1 Ocak 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren yönetmelikle birlikte artık 5 bin metrekareden büyük olan tüm binaların enerji performans sınıfının en az “B” olacak şekilde inşa edilmesi ve tükettikleri enerjinin en az yüzde 5’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamaları gerekiyor. Yeni uygulama ile yenilenebilir enerji ve yeşil binalar, inşaat sektörünün tercihlerindeki etkisini artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

Daikin, mucidi olduğu R-32 soğutucu akışkanlı ısı pompaları ve Daikin Türkiye’nin Hendek’te yer alan üretim merkezinde üretilen Sensei Duvar Tipi Kazanları ile çevreci ve avantajlı bir sistem geliştirdi. Kazan ve ısı pompasının bir arada kullanıldığı bu hibrit sistem ile daha verimli ve sürdürülebilir bir dünyanın kapısını aralayarak kullanıcıların beğenisine sundu.

Daikin’in gerçekleştirdiği çalışmaya göre, “Daikin Sensei Duvar Tipi Kazan”lar ile “Altherma” modellerini hibrit olarak çalıştırarak, NSEB hesaplamalarında bina enerji performans sınıfının yükselmesi sağlanabiliyor.

Hazırlanan sistem çalışmasında ana ısıtma ünitesi olarak yoğuşmalı kazanlar kullanılıyor. Isı pompası havadaki yenilenebilir enerjiyi belli oranda sisteme enjekte ediyor. Isı pompası tesisattan dönen düşük sıcaklıktaki dönüş suyunun sıcaklığını 5 derece ila 8 dereceye kadar yükselterek kazan dönüş su sıcaklığını yükseltiyor ve kazan da su sıcaklığını ayarlanan seviyeye çıkartıyor.

Daikin Altherma, ısıtma, soğutma ve sıcak su kullanımında maliyet avantajı sağlıyor

Doğada bulunan ancak düşük sıcaklığı nedeniyle kullanılamayan enerjiyi kullanılabilir sıcaklığa yükselterek kullanılabilir hale getiren cihazlara ısı pompası adı veriliyor. Bu işlem, klimalarda olduğu gibi soğutma çevrimi sayesinde gerçekleşiyor. Yani bu sistemde bir kompresör ve soğutucu akışkan devresi bulunuyor. Hava, su, toprak gibi doğada bulunan ve kullanırken hiçbir ücret ödenmesi gerekmeyen bu enerji kaynakları ısı pompalarının çalışmasını sağlayarak ısıtma, soğutma ve sıcak su elde edilmesini sağlıyor.

Soğutucu akışkan içeren kapalı bir devreden meydana gelen sistem; buharlaşma, sıkıştırma, yoğuşma ve genleşme adımlarından oluşan termodinamik bir döngü oluşturuyor. Bu şekilde de ısıtma ve soğutma sağlıyor.

Hava, doğal enerji kaynakları içinde en kolay ve en fazla bulunanı olduğu için çoğunlukla hava kaynaklı ısı pompaları tercih ediliyor. Isı pompaları, tükettikleri enerjinin yaklaşık yüzde 80’ini ortam havasından veya jeotermal enerjiden elde ederken sadece yüzde 20 oranında elektrik kullanıyor. Bu özelliğinden dolayı ısı pompaları fosil yakıt kullanan sistemlerin yerini alabilecek çevreci bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Havadan suya ısı pompalarının mucidi Daikin Altherma, dünyada 800 bini aşan kullanıcısının ısınma ve sıcak su ihtiyacını karşılıyor. Fosil yakıtlı kazanlara göre çok daha az enerji tüketen Daikin Altherma, ısıtma, soğutma ve sıcak su kullanımında kullanıcılara önemli bir maliyet avantajı sağlıyor.

Bireysel kullanımın yanı sıra ticari amaçlı kullanım için de ısı pompası teknolojisine sahip ürünler sunan Daikin, bu alanda sektörüne öncülük ediyor. Isı pompası teknolojisine sahip VRV dış ünitelerden, geniş kapasite aralığı sunan soğutma gruplarına kadar geniş bir ürün yelpazesiyle; ticari binaların ve endüstriyel tesislerin konfor ve yüksek enerji verimliliği gereksinimlerini karşılayan bir çözüm ortağı olarak tüketici ile buluşuyor.

5 bin metrekareden büyük olan tüm binaların enerji performans sınıfının en az “B” olacak şekilde düzenleyen yeni yönetmelik tüketilen enerjinin en az yüzde 5’ini yenilenebilir enerjiden karşılamasını şart koşuyor. Projeleri, bu uygulamaya uygun olmayan binalara ruhsat düzenlenmeyeceği de yeni yönetmelikte açık olarak belirtiliyor. Bu uygulama ile Türkiye’nin enerji ithalat faturasının yıllık 5 milyar TL azaltılması öngörülüyor.

1 Ocak 2025 tarihinde ise uygulamanın 2 bin metrekare üzeri binaları kapsaması ve kullanılacak enerjinin en az yüzde 10’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması zorunlu hale gelecek. Bu da Türkiye’nin enerji ithalatının yıllık 7,5 milyar TL azalması anlamına geliyor.

Söz konusu uygulama ile 2030 itibarıyla 1000 metrekare ve üzerindeki, 2053 itibarıyla da tüm binaların NSEB olması hedefleniyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*